Anasayfa | Cinsel sohbet| cinsel sohbet

Samimiyet üzerine cinsel sohbet Güzel ve şık cümlelere alışkın kulaklarımız artık işitmek için samimiyete ihtiyaç duyuyor.Güzel sözlerin ardından destekleyici bir samimiyeti yakalamak istiyoruz.Her davranışta,yaşayışta,konuşmada,kısaca yaşamın ta kendisininde odak noktada samimiyet olmayınca olmuyor.Ya yarım kalıyor samimi olmayan her neyse yada güven yıkıyor.Samimi olunmayan her hikaye yarım kalmaya mahkum..İçtenliği bir seçenek değil mecburiyet diye algılamalı.Samimi bulmadığımız hiçbir sözü söyleyerek dilimizi yalancı çıkarmamalıyız.Uhrevi güzellikler bu içtenlik paralelinden uzaklaştığın zaman gittikçe küçülen bir nokta halini alacaktır adeta.Uhrevi güzelliklerin yok olduğu gönülde maddi varlıklar ne derece bol olsa da bu kez iç dünyanın huzurunda derin boşluklar açılır.Muhtemelen bu boşluklara kişinin kendisi düşer ama sebeplerini hep dışarıda arar kişi.İnsan en büyük yenilgileri de en kıymetli kazançlarıda kendi kendine yapar.Asıl keşif kendini bilmekten geçiyor.O zaman gönül hanesine bol bol samimiyeti dağıtmalı.Yaptığın işte,söylediğin sözde,kalpte samimiyet bulunmadıkça hayır aramakta bulmakta imkansızdır.Güzelliklerin doğum yeri kalptir.Kişinin gönül güzelliği davranışlarına.sözlerine yansır.Yalan ve nice kötü huyların yabani ot misali kaplandığı gönülde samimiyetin çimleri yeşeremez.Nedir bu samimiyet?Yaşamımıza yön vermemiz için gerekli olan maddi ve manevi tüm unsurları kalpten bir istek ve içtenlikle yapmaktır.Gönlü inandığın şeylerin rengiyle kaplayıp düşünce ve duygularını bu samimiyetle boyamaktır.Diğer türlü yarım kalır çünkü yapaylıktan gelen her durum sonunda kendini gerçeğin önünde bulacaktır.İnsan kendi gerçeklerine sağır olmamalıdır.Gerçekliğini önce kendine anlatabilmelidir ki kendini de bir yalana inandırmış olmasın.Kendini tanıdıktan sonra olumlu ve güzel doğrultuda gelişime açık olması için tek anahtar samimiyettir.Bazı insanların yaşam coşkusunu gözlerinden okursunuz.Bu yaşamak için çarpan kalbin samimi yansımasıdır.Bazı insanların sözlerine ehemmiyet verirsiniz;bu kalbinin samimiyetine bir misalidir.Bazı insanların inancını hayatının her karesinde görürsünüz;bu inancını ne kadar içten yaşadığının göstergesidir.Bazı insanlara en edebi ve süslü konuşmalarına rağmen ısınamazsınız;bu samimiyetin noksanlığındandır.Her durumda samimiyet karakterin güçlenmesine giden en pratik yoldur.Hiçbir oyunculuk kalpte olanları saklayacak kadar mahir değildir.Bu sebepten samimiyeti hayatımıza yaymak için sevgi ve inancın derinliğine açılacak isteği kalbimize yerleştirmek lazım.Sözleri ve davranışları eşit kılmak lazım Gerçek dostluk diye başlayacaktım yazıya aslında ama düşündüm de gerçek dostluk demek; herkese dost diyenler içindir.. Dost dediğin tek anlam içerir zaten oda açık ve gerçektir.. O yüzden gerçek dost demeye gerek yoktur. Çok farklı şeyler birbirinden. Gerçek dostluğa önem veriyorsan herkese dostum deme ve o kavramın içini boşaltma Hayat bazen insana o kadar ağır geliyor ki ne yapacağını bilemez hale getiriyor kişiyi. Eminim herkes yaşamıştır bu durumu. Kendimizle çeliştiğimiz zamanlar geldi hiç yok yere boşu boşuna efkarlandığımız günler oldu. İşte o anda yanınızda olmasını istediğiniz kişilerdir dostlarımız Hayatın bize sunduğu en büyük süprizdir bence Dost.. Çünkü böyle tam dibe vurduğun anlarda artık herşey bitti dediğin anda uzatır sana elini. Alır ve çeker seni her şeyin herkesin arasından. Bu dostluklarda yeni tanıdığın çok daha kıymetlidir sanırım. Bilindik varoluşları önemlidir elbette ama yıllar ilerledikçe insan olgunlaştıkça o zaman gerçekten seçici davranıyor. Büyüdükçe daha çok düşünmeye, öğrendikçe daha özenli seçmeye başlar insan yakınındakileri. Ne çocuk acemiliği kalmıştır artık, ne gençliğin körpe heyecanı. Artık kazanmış olur insan gerçek dostluğun anlamını, manasını.. İşte bu yüzden diyorum yeniler daha özeldir hayatımızda Kimileri öylesine umutsuzluğa kapılır ki dostluğa olan inancını kaybeder gerçekte dostluğun olup olmadığını sorgular duruma gelir. Umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor çünkü hiç tahmin etmediğiniz bir anda karşınıza çıkıyor ve sizin o zor günlerinizde yüzünüzü güldürebiliyor ki zaten öyle de oluyor Ama gerçekten o samimiyeti hissettiğinizde onu kaybetmekten korkmalısınız. Yada düşündüm de korkmamalısınız yaa. Dost bu ya kaybetme korkusu onda son bulmalı. Ağzımıza her geleni de söylesek, moralini de bozsak demediğimizi bırakmasak bile dost bu umurunda değildir ki ? Zaten gerçek dostlar birbirlerini hiçbir zaman gerçekten kıramazlar. Karakterlerine bağlı olarak çok kötü sözler de söyleseler o sözlerin hiçbirini içten söylememişlerdir. O kadar laf söyler bi sırıtır sende sırıtırsın olay orda biter işte.. İyi bilirler dostlar bunları… Kaybetme korkusu olmaz ama değerlerini çok iyi bilmek gerekir Yani böyle her iyi anlaştığın her iyi vakit geçirip beraber gülüp eğlendiğin dostun değildir. Arkadaşın olabilir yada yakın arkadaş denebilir ama dost diyorsan eğer o senin en berbat halini de bilip kabullenebilen kişidir. Bir insanı böyle her haliyle en iyi gününde olduğu gibi en kötü anında da kabul etmek herkesin yapabileceği bir şey değildir. Herkes yapamadığından dostlukların sayısı az, özü fazladır.. Denmemeli işte benim 3-5 dostum var diye. Bu yanılgıya düşmemeli insan. Hepsi işte sanal insanların real gördüğümüz geçici körlüğümüzdür. Bu Dost sıfatını öyle olmadık insana/insanlara yakıştırıp sonra kendimizi de değerli sanabiliyoruz bazen. Ne kadar dost dersen de laftan öteye geçmiyor(muş). Sadece ortak yaşantıların bir araya getirdiği insanlar olarak zamanın gerektirdiklerini yaşıyoruz. O hani beraber dökülen gözyaşları, birlikte yapılan salaklıklar herşey işte herşey bir cümle ile çıkıverir hayatınızdan işte o zaman geride sadece mide bulantısı bırakır O zaman ney yapıyormuşuz her önümüze gelene, her güzel vakit geçirdiğimiz bişeyler paylaştığımız, en çok vakit geçirdiğimiz kişilere hemen dost samimiyet sıfatını yakıştırıp o bu saf kavramı kirletmiyormuşuz Hani denebilir dost olmak yıllar sürer diye ama hiçte öyle değilmiş. Gerçek dost samimiyetine o anda inandığın o denli de güvendiğin kişiyi karşında görmekmiş. O en zor anında onun varlığını her zaman yanında hissetmekmiş. Çevrendeki herkese geçirdiğin süreyle orantılı olarak yakınlaşırsın ya dost böyle değil işte, farklı çok farklı bişey ılların arkadaşlığını samimiyetini yaşayabilirsin o kişiyle. İnsana tüm yaşanan yalan arkadaşlıkları, çıkara dayalı dostlukları bir anda silip attırabiliyor. İşte maneviyattır böyle dostluk zamana bağlı değildir ki. Maddeden vazgeçmek de bu olsa gerek. Nasıl oluyor bilmiyorum ama kendine güvendiğinden çok güvenebiliyorsun o dost yerine koyduğun kişiye. Kendinden bile şüphe ettiğinde ondan edemiyorsun bu böyledir yani.

Bir önceki "" yazımızı okuyun

BENZER YAZILAR

Yorumlarınız yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.

Copyright © 2017 Www.Trgabilesohbet.CoM Tüm hakkı saklıdır. site haritası, sitemap

sohbet
script